'ABD'nin 'IŞİD ile savaşıyoruz' takkesi düştü'

Al Rai Media’nın Ortadoğu’da çalışan uluslararası savaş muhabiri Elijah Magnier, ABD’nin “IŞİD ile savaşıyoruz” bahanesiyle Suriye’de kalma planının İran’a yönelik yaptırımlarla beraber inandırıcılığını kaybettiğini yazdı.

Magnier, ABD’nin, bölgedeki İran ideolojisini kurutma amacının “Ortadoğu’da kendi hegemonyası için uyguladığı rejim değiştirme stratejisi başarısız olduğu için” gerçekleşmeyeceğini vurguladı.

Bayreyn’in başkenti Manama’da gerçekleşen 14. Manama Diyalog Zirvesi sırasında IŞİD’le Mücadelede Özel Temsilcisi Brett McGurk “İstikrarlı ve bağımsız bir ülke için İran’ın desteklediği milislerin gitmesi gerekli” diyerek Suriye için alışılmadık endişelerini ifade ederken, görev tanımının da dışına çıktı. McGurk ayrıca “karşılıklı ABD-Irak çıkarlarını, Iraklıların kendi çıkar ve egemenliklerini güçlendirmeyi” teşvik etmeyi dört gözle beklediğini söyledi.

Son birkaç ayda, Irak yönetiminin biçimlendirilmesine doğrudan müdahale eden McGurk, favori adayı Haydar el-İbadi’yi göreve döndürmeyi başaramadı ve Falih el Fayyad’ın iktidara gelmesini engelleyemedi. Bağdat’taki bazı kaynaklara göre El Fayyad İçişleri Bakanı olarak aday olacak, ki bu pozisyon Irak’taki ABD’li güçlerle koordinasyon gerektiriyor. İran’ın yeni Bağdat’taki yönetimine desteğini sınırlandıramayan McGurk pek çok defa el Fayyad ile çatışmıştı.

ABD, 4 Kasım’da başlaması beklenen İslam Cumhuriyeti'ne yönelik tek taraflı, tam bir yaptırıma hazırlık olarak İran’a karşı tüm diplomasisini topluyor. İşte bu nedenle McGurk, Suriye ve Irak’ta İran’a saldırıyor.

Yine de, yeni Irak hükümeti El-İbadi’nin ABD’ye imtiyazını tersine çeviriyor: Yeni başbakan Adil Abdülmehdi, Haşdi-Şabi’nin (Halk Seferberlik Güçleri; HSG) Suriye-Irak sınırlarında kuvvetlendirmesini emretti. El-İbadi, HSG’yi, ABD güçlerinin konuşlandığı sınır bölgelerinden uzak tutmuştu.

Washington, yanlış bir şekilde, deniz kuvvetlerini ülkede tutarak Suriye'deki İran ve müttefiklerinin etkisini ve hareketini sınırlayabileceğine inanıyor. Şam hükümetine sınırsız destek veren İran’ın bugün, Suriye’de belli bir etkisi var. Irak’ta dahi ABD’nin varlığı İran’ın yeni hükümette koz kazanmasını engelleyemedi.

ABD endişesinde gerçekten haklı: Washington ve müttefikleri, yedi yıl süren savaşa rağmen Şam'da “rejimi değiştirmeyi” başaramadı. Amerikalılar mümkün olan tüm araçları ve baskıyı boşuna kullandılar. ABD yönetimi, Suriye ordusunu bombalamak için “kimyasal saldırı” mazeretini kullandı. ABD ayrıca Suriyeli mülteciler kartını da kullanarak, gönüllü geri dönüşleri engellemeye çalıştı. Suriye'nin ekonomisinin bir kısmını kurtarmasını önlemek için Ürdün-Suriye sınırındaki Nasib Sınır Kapıs'ını kapatmayı başaramadı. ABD ayrıca, Irak ile Suriye arasındaki önemli ticaretten Şam'ın ceplerine yüz milyonlarca dolarlık akışı durdurmak için El Tanf’ı da işgal etti.

ABD, İdlib ve Lazkiye'ye yönelik herhangi bir saldırı durumuna ilişkin Esad'a ciddi bir uyarı vererek, El-Kaide'yi -savaş yılları boyunca doğrudan askeri ve eğitim desteği verdikten sonra- dolaylı yoldan desteklemekten de çekinmedi. Dahası, Washington, Haseke’deki Kürtleri, bölgedeki ABD güçlerini korumak için canlı kalkan olarak kullanıyor. Ve son olarak, ABD, sadece Suriye parlamentosunun yapabileceği bir hamle olan Suriye anayasasını değiştirmek için BM'yi kullanıyor.

Yukarıdakilerin hiçbiri McGurk’ün “istikrarlı ve bağımsız bir Suriye için” İran destekli güçlerin çekilmesini talep etmekten alıkoymadı. ABD elçisi, ABD kuvvetlerinin hiçbir zaman Suriye'ye davet edilmediğini ve bir işgal gücü olarak görüldüğünü unutmuş olmalı. Üstelik, ABD ve müttefikleri (Suudi Arabistan ve Türkiye), başarısız bir devlet kurma umuduyla sınırlardan serbest geçişe izin verdiğinde, İran'ın cihatçılara karşı desteğini talep eden Şam'dı. Bu nedenle, Rus yetkililerin de yinelediği gibi, Levant’tan herhangi bir Suriyeli olmayan gücün çekilmesini istemek ne Washington’a ne de Moskova’ya düşer.

Yedi yıl süren savaş boyunca ABD hiçbir zaman Suriye'nin istikrarını hedeflemedi ve “halkın çıkarları” ile uyum içinde çalışmadı. Hiçbir Suriyeli kurum ABD’ye kendileri adına konuşma hakkı ya da özgürlüğü vermedi. Suriye halkını yoksullaştırmak için El Tanf geçişini engelleyen ABD güçleri. ABD, kuzeydoğu anklavında cihadçıları yok etmeyerek IŞİD’i korudu.

Bununla da kalmadı, kuzeydoğu Suriye’de Hajin civarındaki yerleri ellerinde tutmasına izin verilen IŞİD güçleri, ABD destekli güçler gibi davranıp düzinelerce Kürde saldırdı, hapsetti ve öldürdü. Suriye ordusunun IŞİD’le savaşmak isteyen birimleri, birkaç ay önce Fırat'ın yüzlerce metre doğusundaki IŞİD kontrolündeki alana gittiğinde, ABD güçleri tarafından yok edildi, böylelikle ABD, IŞİD'in bölgede varlığını sürdürmesini destekledi.

ABD inkâr halinde. Irak ve Suriye’deki yenilgisini kabul etmedi. Bugün İran ekonomisine zarar verebilecek başka yaptırımlar uygulamak için İran'a karşı tek taraflı hareket ediyor. Yine de, Amerikalılar, Irak ve Suriye'de kök salmış olan İran ideolojisini kurutamayacaklar çünkü, ABD’nin Ortadoğu’daki hegemonyasını ve hakimiyetini korumak için izlediği dış politika ve rejim değiştirme stratejisi başarısız oldu.

Yazının orijinalini buradan okuyabilirsiniz

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar