'Bir bilen'den Dışişleri'ne 'FETÖ' operasyonlarının perde arkası
20 Mayıs'ta Dışişleri Bakanlığı'na bir 'FETÖ' operasyonu düzenlendi ve çok sayıda Dışişleri personeli gözaltına alınırken, kimileri için de yakalama kararı çıkarıldı.
Gerekçe olarak da 'sınav usulsüzlüğü' öne sürüldü.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, Dışişleri Bakanlığı'na personel temini için yapılan 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarındaki sınavlarda şüpheli 249 kişi için gözaltı kararı çıkarıldı. Operasyon 42 ilde eşzamanlı başlatıldı ve Dışişleri Bakanlığı sınavlarında usulsüzlük iddiası ile 249 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Gözaltılara gerekçe 'sınav usulsüzlüğü' gibi geniş kapsamlı bir cümle ile geçiştirilse de, gözaltına alınanların geçmişleri, siyasi karar mekanizmalarının süreçteki etkileri ve sorumlulukları, gerçekte bahse konu yıllarda Dışişleri Bakanlığı'nda ne olup bittiği ile ilgili konulara hemen hiç yer verilmedi.
T24 yazarı Yalçın Doğan ise, meselenin perde arkasını yazdı ve, "Dışişleri Bakanlığı’ndaki operasyon AKP’nin ülkeyi nasıl yönettiğini gösteren tipik bir örnek" yorumunun ardından, "2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında Dışişleri Bakanlığı’na alınan personelin sınavlarında görülen şüphe üzerine 249 kişi hakkında gözaltı kararı alındı" ifadesinin altını çizdi.
Gözaltılar için, "Sınavlarda FETÖ üyesi adaylar lehine usulsüzlük, yabancı dil sınavında usulsüzlük, örgüt üyeleri ile iletişim kurmak" gibi iddiaların ortaya atıldığına değinen Doğan, "Hatırlıyorum, o yıllarda bakanlığa alınan personelin ki, ilerde elçi, büyükelçi ve Bakanlık yönetiminde olmaları bekleniyor, yabancı dil bilmedikleri için ODTÜ’ye gönderilerek, yabancı dil öğrenmeleri sağlanmak isteniyor" satırlarının ardından, bahse konu yıllarda yaşananlarla ilgili şu hususlara vurgu yaptı:
"Yıllar yılı Dışişleri Bakanlığı’na personel alınırken, onların belli kaliteleri gözden geçiriliyor. Öğrenim durumları, yabancı dil bilgileri başta gelmek üzere. Ve onlar sınavla alınıyor. Sınav hiç de kolay değil.
Yıllar yılı sınavı bakanlığın üst düzey yönetimi yaparken, herhangi bir büyükelçi adaylara soru sormak isterse, sınava giriyor ve soru yöneltebiliyor.
Bugün “FETÖ’cü” diye gözaltına alınan kişilerin bakanlık kadrolarına dahil edilmeleri için açılan sınav ise, 2009 ve sonrasında başka türlü gerçekleşiyor.
-Önce sınav yönetmeliği değiştiriliyor, sınav kolaylaştırılıyor. Yabancı dil bilmek zorunluğu kaldırılıyor. Yurt dışında üniversite bitirmiş, gelecek vaadeden gençler yerine, “bizden olanlar” bakanlığa kabul ediliyor. Sınav “titizlikle seçilmiş” belli bir jüriye yaptırılıyor, jüri üyesi olmayan herhangi bir büyükelçinin sınava girmesi, soru sorması imkânı kaldırılıyor. Ve böylece geleceğin Dışişleri Bakanlığı, devletin diğer kurumları gibi, güzide elemanlardan mahrum, iğdiş ediliyor. Tipik AKP iktidarı."
Doğan genel çerçeveyi çizdikten sonra, meselenin özüne geldi ve 2010-2013 yılları arasında Dışişleri Bakanı'nın Ahmet Davutoğlu olduğunu hatırlattı. Dışişleri Müsteşarı'nın da Feridun Sinirlioğlu olduğuna değinen Doğan, "Müsteşarlıktaki görev süresi 21 Ağustos 2009 ile 28 Ağustos 2015 arasında... Yani, bugün gözaltına alınan kişilerin Bakanlık kadrosuna dahil edildikleri dönem..." dedikten sonra devam etti:
"Şimdi gözaltına alınan o 249 kişinin hiç birini tanımıyorum, isimlerini bilmiyorum, nereden gelmişler nereye gidiyorlar bilmiyorum. Bana ne!.. Ama, bildiğim bir şey var, onları bakanlığa alan Bakan ve üst düzey yöneticilere kimse dokunmuyor. Yanlış anlaşılmasın, onlara şöyle bir şey olsun filan demiyorum, bana ne!.. Benim vurguladığım nokta çok başka.
Dışişleri Bakanlığı’ndaki operasyon AKP’nin ülkeyi nasıl yönettiğini gösteren tipik bir örnek. Çeşitli Bakanlıkları ve kamu kurumlarını FETÖ’cü olduğu söylenen kişilerle dolduruyor, sonra onları gözaltına alıyor, tutukluyor, kamudan ihraç ediyor... Bu arada asıl göreve gelmesi beklenenler, bilgi ve yetenekleri ile ön plana çıkanlar dışlanıyor, onlara haksızlık yapılıyor, hiç bir becerisi olmayan, sadece AKP yanlısı olanlar işe alınıyor. Bu FETÖ’cülerin siyasi ayağı nerede?"